Warning: Creating default object from empty value in /home/taqvnixt/public_html/portal/wp-content/plugins/wpseo/wpseo.php on line 1064

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/taqvnixt/public_html/portal/wp-content/plugins/wpseo/wpseo.php:1064) in /home/taqvnixt/public_html/portal/wp-content/plugins/wsi/wsi/front/WsiFront.class.php on line 92
Sinema sitesi, sinemayla ilgili her şey, metinler, çözümlemeler, fotoğraflar, sinematografi, Edebiyat, Felsefe,Metin Analizleri,Hermeneutics,sinematografi, Makaleler, Şiirsel Metinler ve Öyküler, Bülent Uçar,sinematografik | Page 2 | Sinematografik
Friday 22nd March 2019,
Sinematografik
Bülent Uçar ” SİGARA ve İKİ KİŞİ ” Bülent Uçar ” BİR GÜZEL KADIN ve TELEVİZYON ” Bülent Uçar ” BİR GİZLİLİK KONUSU ” Bülent Uçar ” BİR SERKEŞİN EN GÜZEL AKŞAMI ” Bülent Uçar ” OYSA KAYBEDECEK NE ÇOK ŞEY VAR ” Bülent Uçar ” ELLERİNDE ” Bülent Uçar ” PIRIL PIRIL BİR SON GÜN  ” Bülent Uçar ” HAYALETLER ” Bülent Uçar ” GÖRÜNMEDEN… ” Bülent Uçar ” YOLDA DÖRT KİŞİ ya da ZAMAN NASIL ÖLDÜRÜR ? ” Bülent Uçar ” HER ŞEY, POLONYA’da OLDU ” Bülent Uçar ” TUHAFLIK, YABANCILIK veya UCUBELİĞE ÖVGÜ ” Bülent Uçar ” TUHAF ve HASSAS ” Bülent Uçar ” MERHAMET, ÖLÇÜ ve BİR SESSİZ AŞKIN HÜZNÜ ” Bülent Uçar ” CEHENNEMİ GİZLEME YETENEĞİ ” Bülent Uçar ” BOŞ YERE ” Bülent Uçar ” BİR YOK EDİCİ OLARAK, ZAMAN… ” Bülent Uçar ” BİR ARTİSTİK HİLE ” Bülent Uçar ” SONSUZLUĞUN ÖLÇÜSÜ, BİR İNSANMIŞ, MEĞER ” Bülent Uçar ” BİRAZ GÜNEŞ, BİRAZ KALITIM İKSİRİ ” Bülent Uçar ” SÖZCÜKLER, NEDEN TUZAKTIR? ” Bülent Uçar ” HER ŞEYİN NEDENİ BİR SESMİŞ, MEĞER ” Bülent Uçar ” BİR ERKEĞİN YOLA ÇIKMA HİKÂYESİ ” Bülent Uçar ” BİR ADAMIN ÇOCUKLUĞU ” Bülent Uçar ” KAFE’DEKİ HER ŞEY ” Bülent Uçar ” KÖPRÜYE DOĞRU YÜRÜYEN ÇOCUKLAR ” Bülent Uçar ” ÇOK ESKİ BİR AKŞAMÜSTÜ ” Bülent Uçar ” BİR ÇOCUĞUN TÜM ZAMANLARI ” Bülent Uçar ” RÜYANIN İÇİNDEN GEÇEREK… ” Bülent Uçar ” SARTRE’ın BULANTI’sına  ÇARPAN O ŞEY NEYDİ? ” Bülent Uçar ” GRUNGE KURŞUN ” Bülent Uçar ” ORALARDA BİR YERDE ” Bülent Uçar ” BİR STİL MESELESİ ” Bülent Uçar ” BİR NİHİLİZM DETOKSU ” Bülent Uçar ” BİR HİLE ve TEOLOJİ KONUSU ” Bülent Uçar ” DÜNYANIN DİĞER TARAFINDAN” Bülent Uçar ” BÜYÜK BİR DALGA HER ŞEYİ SİLER ” Bülent Uçar ” BEKLENMEYEN ” Bülent Uçar ” SOĞUK BİR GÜN ve İKİ YALNIZ ÇOCUK ” Bülent Uçar ” UNUTMA YETENEĞİ , VAZGEÇME YETİSİ ” Bülent Uçar ” ETRAFINDA DÜNYA DÖNEN ADAM ”

Bülent Uçar ” SİGARA ve İKİ KİŞİ ”

________________   Önceki gece   Yüzleri karanlıkta görünmeyen iki kişi konuşuyordu. Seslerine bakılırsa 20’li yaşlarında iki genç adamın sohbetiydi bu. Birinin sesi diğerine göre daha bas bir sesti. Bu bas ses şöyle diyordu: ” O kızı görünce yarım yamalak anlamıştım

Bülent Uçar ” BİR GÜZEL KADIN ve TELEVİZYON ”

_________ Sabahları uyku sona erdiğinde, içimde kendimi öldürmek isteyen bir ŞEY’le uyanıyordum. Gözlerimi açmaya korkuyordum bu yüzden ve kapalı göz kapaklarının arkasında görüş açısı bulamayan gözlerime ellerimi kılavuz ederek, televizyon kumandasını arıyordum. Çünkü içime mevzilenmiş ve suikast saati olarak her

Bülent Uçar ” BİR GİZLİLİK KONUSU ”

_________________   Yıllar önce, pencerelerinden birinde ‘’kiralık’’ ilanı olan, beş odalı ahşap bir eve girmiştim, Bahadır’la birlikte. Eve girmek ve görebilmek için ne gerekiyorsa hazırdık yapmaya. Ancak şanslı olduğumuz günlerden biriydi. Pek bir şey yapmamıza gerek kalmadı. İçeride bir hazine

Bülent Uçar ” BİR SERKEŞİN EN GÜZEL AKŞAMI ”

______________   Kış ya da serin bahar aylarından biriydi, hatırlamıyorum. Ama o masada olanların üzerinden çok yıl geçti, bunu biliyorum ve o akşam, orada olup biten her şeyi bütün açıklığı ile anımsıyorum. Her şey, en küçük ayrıntılar bile öyle ışıltılı

Bülent Uçar ” OYSA KAYBEDECEK NE ÇOK ŞEY VAR ”

__________   1 Bir süre önce, adamın teki, Tom Cruise’u, Tom Cruise yaparak, dünyaca tanınan bir şöhret olmasını sağlayan, Soundtrack albümünde, Berlin’in”  Take my Breath Away ” adlı şarkısının bulunduğu, Top Gun adlı, modern bir kasiğin, şimdiden efsaneye dönüşmüş, bir

Bülent Uçar ” ELLERİNDE ”

_______________   Sol elinde, incecik parmak uçlarına tutunmuş, sayfaları kuru yapraklar gibi dağılmaya hevesli bir kitap vardı. Bu kitap, resimli sayfalar, büyük ölçekli harflerle yazılmış birkaç uzun pasaj ve bu pasajlara eklenmiş kısa, anlamı gizlenmiş süsü verilse de gerçekte var

Bülent Uçar ” PIRIL PIRIL BİR SON GÜN ”

________ Bir defasında dünyanın son gününü görmüştüm. Her yanında, yaz günlerinde yeşermek üzere kurumuş üzüm bağları olan, kış aylarında da tüm sokakları is kokan küçük bir kasabada, ne olduğunu hatırlayamadığım bir amaçla, belki de bir hiç uğruna yalnız başıma yaşayıp

Bülent Uçar ” HAYALETLER ”

_________________   1 Hayaletlerin varlığına hep inandım. İnanıyorum ve büyük olasılıkla inanmaya devam edeceğim. Gönlüm isterdi ki, inanmakla kalmayayım, bu gerçeği, deney ortamında da kanıtlayabileyim. Hatta formüle ederek bir bilimsel kanuna dönüştüreyim. Ama onları ölçemiyorum. Bu nedenle de içimden kanıtlıyor,

Bülent Uçar ” GÖRÜNMEDEN… ”

______________ Henüz bilmiyorlardı, gün ortasındaki yün battaniyenin, onları, kar soğuğunda bir karanlık örtü gibi sardığını. Ortaçağ gölgesi, ruhun yün battaniyesi… Un değirmeninin üstündeki kulübede yaşıyordu gencecik korkak bir Aziz. Ve kendisi gibi tedirgin bir acemiyle buluşuyordu akşamüstleri, gün sona ererken.

Bülent Uçar ” YOLDA DÖRT KİŞİ ya da ZAMAN NASIL ÖLDÜRÜR ? ”

                        _________________                                                             Kızın adını öğrenmeden birkaç saniye önce, Balıkçılar Çarşısı’nın orta yerindeki Katolik Ermeni Kilisesi’nin çan sesi duyuldu. Sonra da kızın adı… Sanem… Oysa hep başka bir şeymiş gibiydi adı. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü ben, ona Ivich

Bülent Uçar ” HER ŞEY, POLONYA’da OLDU ”

____________   Uzak geçmişte kalarak, bir daha var olmamak üzere yok olan o senenin yaz mevsimine yakın günlerinde, bir alışkanlık edinmiş, durup eylemsizliğe geçtiği her yerde, hep aynı şeyi söylüyordu: ‘’Gidecek hiçbir yer, yapmaya değer hiçbir şey yok. Burada, olduğum

Bülent Uçar ” TUHAFLIK, YABANCILIK veya UCUBELİĞE ÖVGÜ ”

________ Giriş Kısmından Önce –   Başlangıç –   1   Kimi insanlar, diğerleriyle, iyi anlaşmalarına rağmen, onlarla kendileri arasında dünyanın yörüngesi kadar uzun ve aşılamaz bir mesafe, neden vardır? Ve bu insanlar, neden en mutlu anlarında bile hayatları mahvolmuş

Bülent Uçar ” TUHAF ve HASSAS ”

________   Önceki bin yılın sonunda, iki bin yılına girmeden üç gün önce ölmüştü Şükrü. Kendini öldürmüştü. Bunu nasıl yaptığını kimse bilmiyordu. Sözünü ettiğim şey, ölümüyle birlikte sır olan intihar nedeni filan değil. Nedeni yok. Şükrü, sadece zamanın diğer tarafına

Bülent Uçar ” MERHAMET, ÖLÇÜ ve BİR SESSİZ AŞKIN HÜZNÜ ”

_____________   Cevaplanması için sorulmayan sorular kategorisinde, sorulduğu anda cevabı da aşikâr olup, kendini duyuran bir soru olarak: Yakınlık ve belki birazcık da şefkat içeren kısacık anlarda, işitilen sözler, neden bir tür cennet vaadi, bir kurtuluş umudu, yoğun beklenti ve

Bülent Uçar ” CEHENNEMİ GİZLEME YETENEĞİ ”

_______________   1 İstanbul, Tarlabaşı’nda… Yüksek yokuşun alt kısmındaki ucube merdivenlerin kıyısında… On dokuz umaralı sokaktaki tabelacının tam adı, Muhittin Yeşilyurt’tu. Muhittin’i eskiden beri tanırdım. 1999 yılında ikimiz de Adana’daydık. O, Üniversitenin Heykel bölümünde sekizinci yılındaydı. Sonunda, bölümü bitirmek için

Bülent Uçar ” BOŞ YERE ”

____________   Beş – altı yaşlarındayken birkaç PLATONİK deneyimim olmuştu. Ama ciddi ilk ilişkimi 16 yaşındayken bir markette yaşadım. İKİ dakika, küsür saniye sürdü. Net konuşalım. İKİ dakika YİRMİ DOKUZ saniye. OTUZ’u göremedik. Trajik kader. Adana’da, o yıllarda, İnönü parkı

Bülent Uçar ” BİR YOK EDİCİ OLARAK, ZAMAN… ”

_____________   Orada bir yerde olacak. Onu, hiç unutmadan hep düşüneceğim. Hiç aklımdan çıkmadan, en uzak kuytuda bekleyecek. Ancak, bin yıl geçse bile gerçek olmayacak. Çünkü yapmayacağım. Eylem yok. Heves hiç olmadı. Yeterli güce de sahip değilim. İçimde taşıdığım ama

Bülent Uçar ” BİR ARTİSTİK HİLE ”

_______________ Yıllar sonra: ‘’Sevdiğinden değil, yalnızlıktan korktuğun için insanlarla birlikte zaman geçiriyorsun, yoksa sen hiç kimseyi sevmezsin, sanki dünya beyaz bir örtü ve sen nerede bulunursan bulun, kara –  kapkara bir leke gibi göze çarpıyorsun, içinde sadece öfke ve kötülük

Bülent Uçar ” SONSUZLUĞUN ÖLÇÜSÜ, BİR İNSANMIŞ, MEĞER ”

_______________ Sokağın sonu, başlangıçtan beri görünüyordu. Kar ve sonra yağmur yağışı hiç durmadı. Ben, büyük kilise kütüphanesinin karşısına, çatının altına kadar koştum, yorulmuştum. Durdum, soluk alıp, hiç beklemeden eski otobüs durağına yürüdüm. Adımlarım yavaş, küçük ama ne yaptığını bilen birinin

Bülent Uçar ” BİRAZ GÜNEŞ, BİRAZ KALITIM İKSİRİ ”

_____________   Kadın – erkek ayırmaksızın,  doğduğum yıl Adana’da, benimle birlikte dünyaya gelen onca insan, yüzde kırk dokuz oranında PSİKOPAT’tı, doğuştan… Geriye kalan yüzde elli biri de şehrin üzerinden eksik olmayan güneş tamamlayacaktı, beyin proteinlerimizi zamanla değiştirerek. Bana ait, eksik

Bülent Uçar ” SÖZCÜKLER, NEDEN TUZAKTIR? ”

_____________ İlk yanlış anlaşılmamı 7 yaşındayken bir berber koltuğunda yaşamıştım, umurumda değildi, ama hayatım boyunca ardı bir türlü kesilmedi. Bu, can sıkıcı oldu. İşin içinde, hiç değilse başlangıç kısmında, Peter Sellers’ın parmağı vardı. İlk yanlış anlaşılmamın ardından başkaları da yanlış

Bülent Uçar ” HER ŞEYİN NEDENİ BİR SESMİŞ, MEĞER ”

_____________________ 1 Soruyu duyduğunda, neye cevap verdiğini bildiğini sanmıyorum. Ne yaptığının farkında olduğu konusuna girmeyi ise hiç istemem. Tamamen gizemli bir sorun. Cemil, soruyu sormuştu. Kız cevaplamıştı. Sorunun önemi yok. Kızın cevabındaki sözler ve söyleyişindeki stil, daha önce var olmayan,

Bülent Uçar ” BİR ERKEĞİN YOLA ÇIKMA HİKÂYESİ ”

_______________   Gölgeye doğru yürümeye başladı, yükünü bırakamazdı. Yansıdığı sürece başı dertteymiş gibi hissediyordu. Dışarıya yansıyan  parçalar, orada gölgede yeniden içine doluşuyolardı sanki. Bu yüzden daha bütün ve eksiksiz hissedebiliyordu. Güneşsiz, bulutlarla donanmış gökyüzü altında… Eksiksiz, fazlalıksız, iyi dileklerle günahsız…

Bülent Uçar ” BİR ADAMIN ÇOCUKLUĞU ”

  _______________   Korku, bazı durumlar için iyi, etkili bir his gibi görünen bir duygu. Bu, onun çocukluğundan beri takıntı. Çok küçük olduğu, o çocukluk günlerinde, tanıyıp bilmediği, yabancısı olduğu bir sokağın girişinde durur, iyice bakıp, kontrol ederdi. Eğer sokak

Bülent Uçar ” KAFE’DEKİ HER ŞEY ”

_____________________ İşlerin kötü gitmesine, sonra, hayal kırıklıklarına filan öyle hayran kalıyorum.  Ellerimin arasına alıp cebime koymak, orada parmak uçlarımla sevmek istiyorum boşa giden tüm uğraşları. Boşuna çabayı ve hiçbir halta değmeyen sahiplikleri… Lise yıllarımdayken, okulun bahçe kapısıyla stadyum arasında Pink

Bülent Uçar ” KÖPRÜYE DOĞRU YÜRÜYEN ÇOCUKLAR ”

  _________________ 1   Şükrü, Mithat’ın yanına uğramıştı gece yarısından sonra. İstanbul’da yıl 2013’ken…Yol boyu yürümüştü. Kulaklarında, shuffle modundaki I Pod’un her şarkıyı bir sürpriz gibi sunduğu kulaklıkları vardı. Uzakdoğu kökenliymiş gibi görünen İsveçli bir pop – rock grubu, Kent

Bülent Uçar ” ÇOK ESKİ BİR AKŞAMÜSTÜ ”

_________________   En başından beri, her zaman ‘ zor bir insan olduğum’’ söylendi.   Bunu hiç ciddiye almadım. Ama şimdi alıyorum.   Çünkü ben, varlıkları, yalnızlığı bozmayan insanlarla olmaktan hoşlanan, diğerlerini eziyet olarak gören biriyim.  Ve ben, konuşurken bile, sessizliğin kendisini

Bülent Uçar ” BİR ÇOCUĞUN TÜM ZAMANLARI ”

_______________   1   Yirmi beş yıl önce, Aralık 1993’te, Sami, mahalle okulundaki ikinci yılını güçlükle bitirmişti. Dokuz yaşındaydı ve hayatını değiştiren o tuhaf görüntüler, hiç beklemediği o kısacık anda, soğuk bir kış günü gerçekleşti. Sözü geçen gün, Sami’nin, ilk

Bülent Uçar ” RÜYANIN İÇİNDEN GEÇEREK… ”

1 ___________ Kızın adı Demet’ti. Uğur’un hiç unutamadığı eski sevgilisiydi.Yirmi yaşında filan olmalıydı ve o sürekli ağlayacak gibi duruyordu. Bir defasında da Uğur’a demiş ki beni ne hastalık ne de yaşlılık, beni biçimsiz kalabalıklar, biçimsiz, karmakarışık  gürültü, kaba,  sinsi sessizlik

Bülent Uçar ” SARTRE’ın BULANTI’sına ÇARPAN O ŞEY NEYDİ? ”

_____________ Kafasının içinde, olanaklı en sağlıklı halde ve şizofreniye zerre bulaşmadan yaşayan en becerikli adam 27 yaşındaydı. Ağırlığı 65 kilo – yüksekliği 180 santimdi. Adı Hurşit,  soyadı Duru, yaşı hep 27… Ona bir öğle sonu ağaçlıklı ve yeşil şeylerle örülü

Bülent Uçar ” GRUNGE KURŞUN ”

_______________   Filmin başkarakteri – bir sürü yalan, bir bıçak ve kalkana sahipti. Ve sürekli yürüyordu. Bunu yapmadığı ender anlarda ise hep bekliyordu – hiçbir şeyi. Tamamen HAREKETSİZ. Sanki mezarlık toprağı çamur edilmiş, o çamurdan yaratılmış gibi, hiç var olmamış

Bülent Uçar ” ORALARDA BİR YERDE ”

  ________     Epeydir aynı yerde, bile isteye bir eziyet haline benzer şekilde var olup giderken, neşe içinde sona ererek, gerçek manada yok olup gitmenin, sadece kulağa hoş geldiğini, bunun pek de mümkün olmadığını fark ettim.   Ve sonunda

Bülent Uçar ” BİR STİL MESELESİ ”

______________ 1 Onun için her şey stil meselesiydi. Ne yaptığının önemi yoktu, nasıl yaptığı daha çok kurcalıyordu, asla kurcalanamayacak olan kafasını. Bir intikam alma yöntemi. Onun, kişisel intikam alma yolu… Tanrının özenle gizlediği, benim çoktan keşfettiğim intikam alma stili. Önce

Bülent Uçar ” BİR NİHİLİZM DETOKSU ”

___________________ ‘’Hayalle yaşarken gerçek dünyada, zamanı içmişiz, haberimiz yok.’’ Müslüm Gürses 1 Ortalıkta, sağda solda, etrafta, bir süredir Antoine Roquentin gibi “dolaşıyordum. Hiçbir şeyin önemi, değer ya da anlamı yoktu. Olsaydı, olduğuna inanır, bunu da sonsuzca sürdürürdüm ama o günlerde,

Bülent Uçar ” BİR HİLE ve TEOLOJİ KONUSU ”

_____________   Adam yaklaşmadı, ben üzerine doğru yürüdüm. O da ‘’yüzde 30 ya da 40 ve üç ay’’ dedi. Zaman çok kısa geldi o an bana. Üç ay hemen geçer. Hiç yaşanmamış gibi. Bu nedenle bir çözüm aradım. Birkaç gün

Bülent Uçar ” DÜNYANIN DİĞER TARAFINDAN”

_______________ Sokağın sonu, başlangıçtan beri görünüyordu. Kar ve sonra yağmur yağışı hiç durmadı. Ben, büyük kilise kütüphanesinin karşısına, çatının altına kadar koştum, yorulmuştum. Durdum, soluk alıp, hiç beklemeden eski otobüs durağına yürüdüm. Adımlarım yavaş, küçük ama ne yaptığını bilen birinin

Bülent Uçar ” BÜYÜK BİR DALGA HER ŞEYİ SİLER ”

________ Aynı sözü tekrar edip duruyordum: ‘’Bunun nasıl gerçekleşeceğini bilmiyorum.’’ diyordum kendime. Art arda söyleyince iyi hissettiriyor, sanki onca kötü şeyin gerçek olmadığı izlenimine kapılmama neden oluyordu. Tekrarlıyordum bu yüzden – Fakat öte yandan biliyordum: Hiçbir şey yoluna girmeyecekti. Neyin

Bülent Uçar ” BEKLENMEYEN ”

< 1 ________ Gece yarısından epey sonra, eskiye dair anımsamalar, keder ve mide bulantısıyla uyandım. Banyoya girmeden önce, koridorda, ne olduğunu bilemediğim bir şeye çarparak düşerek, srtımı soğuk duvara yasladım. Kafam daha da bozuldu. Eskiye dair o anımsamalar daha da

Bülent Uçar ” SOĞUK BİR GÜN ve İKİ YALNIZ ÇOCUK ”

______________ Erken uyanmıştım. Yataktan kalktıktan sonra sendeleyerek yürüdüm. Başım dönmüyordu ama bedenimi sağ tarafı sol tarafa göre daha ağırmış gibi o tarafa daha çok eğim vardı. Bu yüzden dengemi bir türlü sağlayamıyordum. Hâlâ zifiri karanlıktaydı evin küçük salonu. Kendimi, perdelerin

Bülent Uçar ” UNUTMA YETENEĞİ , VAZGEÇME YETİSİ ”

_____________________ İşlerin kötü gitmesine, sonra hayal kırıklıklarına filan öyle hayran kalıyorum.  Ellerimin arasına alıp cebime koymak, orada parmak uçlarımla sevmek istiyorum boşa giden tüm uğraşları. Boşuna çabayı ve hiçbir halta değmeyen sahiplikleri… Lise yıllarımdayken, okulun bahçe kapısıyla stadyum arasında Pink

Bülent Uçar ” ETRAFINDA DÜNYA DÖNEN ADAM ”

______________ Erken uyanmıştım. Yataktan kalktıktan sonra sendeleyerek yürüdüm. Başım dönmüyordu ama bedenimi sağ tarafı sol tarafa göre daha ağırmış gibi o tarafa daha çok eğim vardı. Bu yüzden dengemi bir türlü sağlayamıyordum. Hâlâ zifiri karanlıktaydı evin küçük salonu. Kendimi, perdelerin

Bülent Uçar ” HER ŞEY, POLONYA’da OLDU ”

Bülent Uçar ” HER ŞEY, POLONYA’da OLDU ”

____________   Uzak geçmişte kalarak, bir daha var olmamak üzere yok olan o senenin yaz mevsimine yakın günlerinde, bir alışkanlık edinmiş, durup eylemsizliğe geçtiği her yerde, hep aynı şeyi söylüyordu: ‘’Gidecek hiçbir yer, yapmaya değer hiçbir şey yok. Burada, olduğum [...]

Şubat 13, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” TUHAFLIK, YABANCILIK veya UCUBELİĞE ÖVGÜ ”

Bülent Uçar ” TUHAFLIK, YABANCILIK veya UCUBELİĞE ÖVGÜ ”

________ Giriş Kısmından Önce –   Başlangıç –   1   Kimi insanlar, diğerleriyle, iyi anlaşmalarına rağmen, onlarla kendileri arasında dünyanın yörüngesi kadar uzun ve aşılamaz bir mesafe, neden vardır? Ve bu insanlar, neden en mutlu anlarında bile hayatları mahvolmuş [...]

Şubat 10, 2019 GÜNÜN KONUSU
Bülent Uçar ” TUHAF ve HASSAS ”

Bülent Uçar ” TUHAF ve HASSAS ”

________   Önceki bin yılın sonunda, iki bin yılına girmeden üç gün önce ölmüştü Şükrü. Kendini öldürmüştü. Bunu nasıl yaptığını kimse bilmiyordu. Sözünü ettiğim şey, ölümüyle birlikte sır olan intihar nedeni filan değil. Nedeni yok. Şükrü, sadece zamanın diğer tarafına [...]

Şubat 9, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” MERHAMET, ÖLÇÜ ve BİR SESSİZ AŞKIN HÜZNÜ ”

Bülent Uçar ” MERHAMET, ÖLÇÜ ve BİR SESSİZ AŞKIN HÜZNÜ ”

_____________   Cevaplanması için sorulmayan sorular kategorisinde, sorulduğu anda cevabı da aşikâr olup, kendini duyuran bir soru olarak: Yakınlık ve belki birazcık da şefkat içeren kısacık anlarda, işitilen sözler, neden bir tür cennet vaadi, bir kurtuluş umudu, yoğun beklenti ve [...]

Şubat 6, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” CEHENNEMİ GİZLEME YETENEĞİ ”

Bülent Uçar ” CEHENNEMİ GİZLEME YETENEĞİ ”

_______________   1 İstanbul, Tarlabaşı’nda… Yüksek yokuşun alt kısmındaki ucube merdivenlerin kıyısında… On dokuz umaralı sokaktaki tabelacının tam adı, Muhittin Yeşilyurt’tu. Muhittin’i eskiden beri tanırdım. 1999 yılında ikimiz de Adana’daydık. O, Üniversitenin Heykel bölümünde sekizinci yılındaydı. Sonunda, bölümü bitirmek için [...]

Şubat 1, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BOŞ YERE ”

Bülent Uçar ” BOŞ YERE ”

____________   Beş – altı yaşlarındayken birkaç PLATONİK deneyimim olmuştu. Ama ciddi ilk ilişkimi 16 yaşındayken bir markette yaşadım. İKİ dakika, küsür saniye sürdü. Net konuşalım. İKİ dakika YİRMİ DOKUZ saniye. OTUZ’u göremedik. Trajik kader. Adana’da, o yıllarda, İnönü parkı [...]

Ocak 30, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR YOK EDİCİ OLARAK, ZAMAN… ”

Bülent Uçar ” BİR YOK EDİCİ OLARAK, ZAMAN… ”

_____________   Orada bir yerde olacak. Onu, hiç unutmadan hep düşüneceğim. Hiç aklımdan çıkmadan, en uzak kuytuda bekleyecek. Ancak, bin yıl geçse bile gerçek olmayacak. Çünkü yapmayacağım. Eylem yok. Heves hiç olmadı. Yeterli güce de sahip değilim. İçimde taşıdığım ama [...]

Ocak 24, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR ARTİSTİK HİLE ”

Bülent Uçar ” BİR ARTİSTİK HİLE ”

_______________ Yıllar sonra: ‘’Sevdiğinden değil, yalnızlıktan korktuğun için insanlarla birlikte zaman geçiriyorsun, yoksa sen hiç kimseyi sevmezsin, sanki dünya beyaz bir örtü ve sen nerede bulunursan bulun, kara –  kapkara bir leke gibi göze çarpıyorsun, içinde sadece öfke ve kötülük [...]

Ocak 18, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” SONSUZLUĞUN ÖLÇÜSÜ, BİR İNSANMIŞ, MEĞER ”

Bülent Uçar ” SONSUZLUĞUN ÖLÇÜSÜ, BİR İNSANMIŞ, MEĞER ”

_______________ Sokağın sonu, başlangıçtan beri görünüyordu. Kar ve sonra yağmur yağışı hiç durmadı. Ben, büyük kilise kütüphanesinin karşısına, çatının altına kadar koştum, yorulmuştum. Durdum, soluk alıp, hiç beklemeden eski otobüs durağına yürüdüm. Adımlarım yavaş, küçük ama ne yaptığını bilen birinin [...]

Ocak 12, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİRAZ GÜNEŞ, BİRAZ KALITIM İKSİRİ ”

Bülent Uçar ” BİRAZ GÜNEŞ, BİRAZ KALITIM İKSİRİ ”

_____________   Kadın – erkek ayırmaksızın,  doğduğum yıl Adana’da, benimle birlikte dünyaya gelen onca insan, yüzde kırk dokuz oranında PSİKOPAT’tı, doğuştan… Geriye kalan yüzde elli biri de şehrin üzerinden eksik olmayan güneş tamamlayacaktı, beyin proteinlerimizi zamanla değiştirerek. Bana ait, eksik [...]

Ocak 5, 2019 ÖYKÜ
Herbalife Ürünleri