Friday 06th December 2019,
Sinematografik

Bülent Uçar ” SALT AŞK ya da AŞK İÇİN “

Bülent Uçar ” SALT AŞK ya da AŞK İÇİN “

_____________

 

Zamanın sınırsız akışında,

orada,

boşlukta,

kullanılmayan bozuk günlerin bölünmüş anları içinde

sen

başladığını fark etmeden son bulacak

var olmadığını düşünsen,varlığın, karşı çıkmayacağı türden geçip giden hayatın

harcanmaya hevesli, kutsamaya arzu duyduğun günlerin

bu arzuya aldırmıyor

başlamasan farkına varmazsın

bozuk, kırık parçalar zamandan,

senin olsa

değersiz bir şeye harcasan hepsi bir ve aynı

basladığının farkına varmazsın

 

yine yakına uzanan bir adım senden uzak, bu yüzden başlamıyor olusun merhametsizliğinden sayılsa da

harekete geçtiğinde biliyorum merhametten olmayacak bu

kişisel kıl

sen kullanmadığın kırılmış bozuk zamanları fark ettiğinde

oraya yaklaşıp

yakınında olacağım, hiçe yakın

 

bu arzu senin olacak

sonra zaman kendini onardığında

işe yarar zaman kendini duyurur

o an

çıkar beni aklından

 

uyandığında

koridorda unutmak isteyeceğin o yolculukta

beni

yine anımsa

bir kaç adım sonra

unut

 

gömleğinin düğmelerini iliklerken

iyi biri olduğumu fark et

son düğmede bunun yanlış olduğunu bileceksin nasılsa

 

yemek sonrası dudaklarını sildiğin peçeteyi elinden bırakırken

aslında benimle o patikaya koşmuşsun gün batarken

ağarmadan hemen önce

kullanılmaya değmeyen tüm bozuk anlarda

gerçek bu hep boyleymışsiın

 

Sokağa çık,

Adımlarını saymaya başla, ilk on sekiz adımda

gülümseyişim çok güzelmiş gibi canlansın gözlerinin önünde.

Buna inan, o adımların inceliği…

Sonra, hızlan, unut.

 

bir gözkapağı hareketi yakala

kısacık bir anını

o ana hayatını, o odaya adadığın düşüncesini sakla

sonra aç gözlerini

saklı kalmasın

çünkü gerçek olmamış hiç

 

Dalıp gittiğinde boşa harcanmış bakışlarının

dakikalarını saniyeleriyle birlikte saydım.

biri ruhumu kurtarabilirdi

çoktan harcanmısşve fark edilmemiş bakışların

çoktan öldüler.

sen üzülmeyecek kadar yaşamamıştın

birini bana ayır

 

boşa giden bakışlarının çoktan unutulmuş olanın

daha yaşanmadan bile yitip gitmiş olan en değersiz bakışın

hiçliğe eklenemeyecek kadar değersiz olsa da

ondan daha değersiz olanı kurtaracak kadar şifa içeriyor. Birkaç saniyelik rüyanda sonsuza dek sev

uyandığında unuttuğun rüyalardan biri olur bu

inan bana

 

saçlarını tararken ilk fırça darbesinde beni düşün

ikincisinde çoktan unutmuş olacaksın

dudaklarına sürdüğün damarlarımı anımsatan kırmızı rujdan vazgeçtiğin anda

sonsuza dek aşık ol

bir pamukla onları silerken

bunun bir de javu olduğunu hisset

sonsuzluğun yinelenmesi gibi

en uzun de javu

ve bu üç saniye demek

 

kurtarılamayan,  bozuk

çoktan kırılmış

tüm zamanlarda

düşün,

sonra, unut

ellerini yıkarken

benimle ol,

kurularken

her kimin istersen onun

ve diğer tüm zamanlarda istediğin herhangi birinin

 

koridordan odana yürürken sekiz adım var

sen sadece ilk üçünde bana aşıkmışsın

sonrasında

her kime istersen ona

 

kullanılmayan tüm bozuk zamanlarda

yasadığını bile fark etmediğin

unuttuğunu bile anımsayamadığın

değersiz, var olmadan yok olmuş bu sonsuz zamanların

eksiltilmiş anlarında

 

en sevdiğin şarkının ilk saniyelerinde

sıkıldığın bir filmi terk ettiğin, kaçırdığın ilk bakışında

okumak için eline aldığın kitabın ilk sayfasında

çırılçıplak kaldığın henüz kıyafetlerini giymediğin zamanların en güzel görünümünde

sadece kullanılmayan bu kırık zamanlarda

ruhunun krallığında tacımı giyeceğim

sonra hiçliğe karışsın her şey

 

 

platonik kanlı bir savaş bu

tüm orduların katıldığı

kimsenin kazanmadığı

bir sayrıklık

bütün o tozlu toprak cephelerin

kanla sulandığı

parçalanmış etlerin yüzdüğü

çiçeklerin güzelliğine sığınılamayan bir savaş

 

 

uykuya dalarken sen, yürüyüşüm çok güzelmiş,

uyuduğunda silinir.

Bülent Uçar





BENZER YAZILAR

Yazar Hakkında

Herbalife Ürünleri