Wednesday 04th December 2019,
Sinematografik

Bülent Uçar ” OLMAK ya da OLMAMAK ARASINDA ”

Bülent Uçar ” OLMAK ya da OLMAMAK ARASINDA  ”

Kaybolmaya zorunlu hayaletler var oldu.

Sen,  en iyisiydin her zaman, üşenmeden.

 

Son uğrakta, yol üstü restore edilen oteller…

Beşlik likörün çanları çalıyorken –

Kayıp olan dönüş yolunun son metreleri…

Son defa gördüğünü bilmenin fazlalık armağanı…

Sonra, başını sağa doğru eğerek –

Göz kırparak küstahlık…

Yine sevimli

Dudak büküş gibi…

Birkaç sigaranın piyano resitali dinleniyor.

Kırık tırnağın, kaygan bir yüzeyde acıtan sonesi…

Şimdi

ve sonra, ardından sonsuza kadar –

Bir daha olmayacak.

 

Son gün gibi –

Sanki.

Bütün görüntüler…

Tüm o sesler…

Valsin ince dokunuşları…

 

Tüm sona erişlerin güzelleştirdiği,

Aleladelikler izleniyor.

 

Çoğalan milyonlarca çift gözün önünde –

Yerinde duruyorsun.

Bunun farkı yok.

Hiç olmamış gibi olacaksa da

Bilincini kaybettin – düşünme yeteneği çalışmaz.

 

En iyi yaptığımız şeyi yapıyoruz.

İzi kalmasın orada, damaklarında bir yara büyüyor.

Hiç olmamış gibi, yok olacaksa da

Bunun farkındalığı yaşanmayacak.

Fark etme özrünün soğuk güzelliği,

O ana özgü sakatlığın cazibesi –

İzin veriyoruz, pervasız güzellikle fevri…

Öylece olsun diye.

 

En başından beri sahip olduğun…

Avuçlarında tutarken bile –

Sahip olmaya yalvardığımız bir görkem bu.

 

Gerçekleştiğinde bir kurgu –

Aldırmadan hayal olmasına izin verdiğimiz…

Sahipliğimizde,

O an bile,  bizim olmayan bir kayboluş yeteneği…

 

Ele geçirmekle öldürmek

Yakalamakla, yok ederek kaçırmak arasında

 

Hiç hatırlanmayan bir gün –

Tadı unutulan akşam yemeğindeki harikalıklar –

Güneşin asfalt yoldaki kokusu,

Bahçe duvarını defalarca aştığın öğle sonraları…

Karşılığı olmayan kokuları canlandırmaya hevesli –

Parfüm delilikleri.

Tanımadığın kişilerle yaptığın sayısız telefon konuşması.

Yolda, zorunlu soru cevap,

Kim olduğunu merak ediyor,  Onlar.

Anlatamadığında – uydurduğun hikâyelerin inandırıcılığı,

Belki diğerleri gibi bir ailen bile olmamıştır.

Babasız çocuklar vardır – şaşırtıcı değil.

Ve belki senin bir annen bile olmamış,

Öyle ait değilsin oraya.

Tanıdığım bütün o yerlere…

 

Tüm bunlar,

Hiç izi olmayan,

Binlerce gün,

Hepsini anımsayamazsın.

Çoğunu düşünmezsin.

Hatırladıklarını da unutsan, gerçekten var olmuş musundur?

Öldüğünde hafızan yardım etmeyecek,

O’nun da düşünceleri karmakarışık.

Kim kanıtlar önce, orada bir zamanlar var olduğunu ?

O da unuttuysa.

 

 

Ele geçirmekle öldürmek,

Yakalamakla, yok ederek kaçırmak arasında

Tanımadığın bir zorunluluk var.

Bülent Uçar





BENZER YAZILAR

Yazar Hakkında

Herbalife Ürünleri