Monday 19th August 2019,
Sinematografik
Bülent Uçar ” EN MUTLU GÜNE BİN GÜN KALA “ Bülent Uçar ” EKMEK FIRINI ve TERZİ ATÖLYESİ “ Bülent Uçar ” BİR KUSURSUZ HİÇLİK “ Bülent Uçar ” TELEVİZYONDAKİ KORUYUCU ŞÖVALYE “ Bülent Uçar ” BİR KAZAK ve PALTO KONUSU “ Bülent Uçar ” RÜYA ve ZAMANDAKİ OKUS POKUS “ Bülent Uçar ” GÜNEŞ ALTINDA BEKLEYEN BAKIR MUSLUKLAR “ Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, DUYGU ve DÜŞÜNCE KONUSU “ Bülent Uçar ” DAVA, ŞATO, KAFKA, MİLENA ve SESSİZLİK HAKKINDA “ Bülent Uçar ” BİR METAFİZİK BAŞKALDIRI “ Bülent Uçar ” NEREDEN BİLEBİLİRDİM Kİ? “ Bülent Uçar ” HİÇ KIPIRDAMADAN “ Bülent Uçar ” BİR KAHRAMANIN KÜÇÜK AŞKI “ Bülent Uçar ” ANLAŞILAMAYAN ” Bülent Uçar ” BİRİ UZAKTA – İKİ KİŞİ ” Bülent Uçar ” JIM MORRISON ETKİSİ ” Bülent Uçar ” EN GÜZEL GÜN, EN MERHAMETLİ SENE ” Bülent Uçar ” BİR PATİKA REHBERİ ” Bülent Uçar ” DAVID LYNCH -MULHOLLAND DRIVE ya da MERHAMET KONUSU ” Bülent Uçar ” DOĞRU SÖZLER KİME SÖYLENİR? ” Bülent Uçar ” BİR MUTLU SINIRSIZLIK UĞRUNA ” Bülent Uçar ” – BEN OLMAYAN  HER NE OLURSA – ya da RUHUN ÖZÜ ” Bülent Uçar ” SONDAN ÖNCEKİ GÜNÜN DÖKÜMÜ  ” aBülent Uçar ” BİR ARKADAŞ ve DİĞERİ ” Ali Kutlar – KİTAP 2206 – Bülent Uçar ” BİR  AŞK İÇİN, OLASI, EN TUHAF HAMLE ” Bülent Uçar ” YOLDA – HER ŞEY ve HERKESTEN UZAKTA  ” Bülent Uçar ” BİR MEKTUP KONUSU ” Bülent Uçar ” JAMES JOYCE – ULYSSES – ALINTILAR ” Bülent Uçar ” BİR ESKİ HÜZÜN ” Bülent Uçar ” DEĞİŞİM YOKTU ” Bülent Uçar ” MEKÂN DA ÖLDÜRÜR ” Bülent Uçar ” GONG ÇALDIKTAN SONRA ” Bülent Uçar ” BAŞLANGIÇ ve BİR ÜSKÜP YOLCULUĞU ” Bülent Uçar ” GECE, ŞARKILAR ve ÖLÜLER ” Bülent Uçar ” BANKA, BİRAZ PARA, BEKLEYİŞ ve KARA SOHBET ” Bülent Uçar ” KASADA ÖYLE ÇOK GÜN VAR Kİ ” Bülent Uçar ” BİRAZ KURGU, YALAN ve KİMLİK GERÇEĞİ ” Bülent Uçar ” BİR RUTUBETLİ EV ve İKİ ESKİ ARKADAŞ ” Bülent Uçar ” BİR ARKADAŞ ISRARI ” Bülent Uçar ” SABAHA KARŞI ÜÇ KUSURSUZ SAAT ”

Bülent Uçar ” EN MUTLU GÜNE BİN GÜN KALA “

__________     Kusursuz bir sıra düzeni içinde olmamız gerekiyordu. Çok kalabalıktık. Hepimizin üstünde aynı renk kıyafetler vardı. Sıra düzenine uymayanın cezalandırılmasına gerek kalmıyordu. Çünkü uçurumun kenarındaydık ve kurala uymayan, kayalıklardan aşağı yuvarlanıp gidiyor, can çekişme sesleri uzaktan da olsa

Bülent Uçar ” EKMEK FIRINI ve TERZİ ATÖLYESİ “

________________   Bütün bir yaz mevsimini ruhundan yayılarak bedenine bulaşan leş gibi yapış yapış bir mutsuzluk içinde geçirmişti. Hava çok rutubetliydi, yapış yapışlıkla ilgili sorun belki buydu.   Ama bilemiyordu. Öyle mutsuzdu ki, ne zaman uykusu gelse kendinden kaçmak için nerede

Bülent Uçar ” BİR KUSURSUZ HİÇLİK “

________   İlk ne zaman düşündüğümü, aklıma ne zaman geldiğini bildiğimi söyleyemem. Ama bu düşünceye kaynaklık eden ve benim bir çırpıda anlatabileceğim çok anı var. Bir defasında otoyola yakın bir tren yolunu izleyerek ilerleyen eski stil, klasik, buharlı tren benzeri

Bülent Uçar ” TELEVİZYONDAKİ KORUYUCU ŞÖVALYE “

________   Sabahları uyku sona erdiğinde, içimde kendimi öldürmek isteyen bir ŞEY’le uyanıyordum. Gözlerimi açmaya korkuyordum bu yüzden ve kapalı göz kapaklarının arkasında görüş açısı bulamayan gözlerime ellerimi kılavuz ederek, televizyon kumandasını arıyordum. Çünkü içime mevzilenmiş ve suikast saati olarak

Bülent Uçar ” BİR KAZAK ve PALTO KONUSU “

________   Bunun parasızlıkla ilgisi yoktu. Tamamen rastlantı, şans ya da şanssızlıkla ilgili bir şeydi Sonuçta olumlu ya da olumsuz, işin özü rastlantıydı. O günlerde hepimizin yaz ve kış kıyafeti, bir tür mevsimlik üniforması vardı. Siyah bir kot pantolon, yaz

Bülent Uçar ” RÜYA ve ZAMANDAKİ OKUS POKUS “

Erken uyanmıştım. Yataktan kalktıktan sonra sendeleyerek yürüdüm. Başım dönmüyordu ama bedenimi sağ tarafı, sol tarafa göre daha ağırmış gibi o tarafa doğru daha çok eğim vardı. Bu yüzden dengemi bir türlü sağlayamıyordum. Hâlâ zifiri karanlıktaydı evin küçük salonu. Kendimi, perdelerin

Bülent Uçar ” GÜNEŞ ALTINDA BEKLEYEN BAKIR MUSLUKLAR “

_______ 2006 Sonbaharında, soğuk akşamüstleri, bulutlarla kararan gündüz vakitleri ve sahici ciddiyetle yağan güçlü yağmurlar erken başlamıştı. Eylül sonuydu… Ercan’ın sırtında Cemil’in kara-gri paltosu vardı. Öğle vakti yağan yağmurla sırılsıklam olmuş bir binaya doğru yürüyordu. İçindeki dairelerden birinde, annesinin, adresi

Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, DUYGU ve DÜŞÜNCE KONUSU “

___________     Adam, bir rüyanın içindeyken düşündü: ‘’Sonunda anlam verebilmiştim, yok olma arzusundaki gücün cazibesine.’’dedi, kendine. ‘’Bunu başkası duymamalı.’’ diye de uyardı yine kendini. ‘’Çünkü sadece ölüler ve ‘’sahip’’ anlar bunu. Ve hiç kimse görünmeyen’e yaklaşarak, gözlerini açamaz ona.’’

Bülent Uçar ” DAVA, ŞATO, KAFKA, MİLENA ve SESSİZLİK HAKKINDA “

_______________   En güzel uyku sahnelerinden biri, Franz Kafka’nın Şato’sunda dile gelir, baş karakterin adı kısaca K.’dır. Ve aslında varoluşun acımasız hiçliği içerisinde sığınacak bir yatak bulmuş gibidir. Anlam’ı bulur gibi sığınır. “ K. köye ulaştığında akşamın geç saatiydi, kara

Bülent Uçar ” BİR METAFİZİK BAŞKALDIRI “

_____________   David Lynch’in Lost Highway’i sonrası, film hakkında epey çözümleme yapılmıştır. Hatta bir çözümleme kitabı bile mevcuttur. Rivayete göre filmi izleyenlerin sayıca çok olması yerine, film hakkında konuşanların kalabalık olmasına kızan, pek kâr edemeyen yapımcı” David, kafa s*k*ci bir

Bülent Uçar ” NEREDEN BİLEBİLİRDİM Kİ? “

_____________________ 1 Soruyu duyduğunda, neye cevap verdiğini bildiğini sanmıyorum. Ne yaptığının farkında olduğu konusuna girmeyi ise hiç istemem. Tamamen gizemli bir sorun. Cemil, soruyu sormuştu. Kız cevaplamıştı. Sorunun önemi yok. Kızın cevabındaki sözler ve söyleyişindeki stil, daha önce var olmayan,

Bülent Uçar ” HİÇ KIPIRDAMADAN “

_________________   Sabah uyandığımda saat beş buçuktu. Uyumaya devam edebilirdim ama etmedim. Bunun yerine planımı gerçekleştirmeye koyuldum. Tek planım vardı. Banyoya girip yüzümü yıkamak ama o plan da banyoya girdikten birkaç saniye sonra değişti. Duşa girdim. Ve ben – bir

Bülent Uçar ” BİR KAHRAMANIN KÜÇÜK AŞKI “

_____________ 1 Bir adam, “Hiç kimse kendi başına bile isteye kötülük getirmez. “ demiş. Ancak, gerçek de kanımca şu ki, başa gelen her kötü şey, mutsuzluk, bela ya da keder de kişinin kendi çabasının, kendi yapıp etmeleriyle, seçimleri sonucu gelir.

Bülent Uçar ” ANLAŞILAMAYAN ”

__________ Aynı sözü tekrar edip duruyordum: ‘’Bunun nasıl gerçekleşeceğini bilmiyorum’’ diyordum kendime. Art arda söyleyince iyi hissettiriyor, sanki onca kötü şeyin gerçek olmadığı izlenimine kapılmama neden oluyordu. Tekrarlıyordum bu yüzden – Fakat öte yandan biliyordum: Hiçbir şey yoluna girmeyecekti. Neyin

Bülent Uçar ” BİRİ UZAKTA – İKİ KİŞİ ”

____________     Ben dünyaya bırakılmış, üstü gökyüzüyle örtülerek sıkı sıkıya kapatılmış bir adamım, boğuluyorum. Ve durumu anlatabileceğim, yardım isteyebileceğim hiç kimse de yok. Bülent Uçar 2003 yılıydı, mevsim kıştı ve o kış çok kar yağmıştı. Hatta bahar gelip de

Bülent Uçar ” JIM MORRISON ETKİSİ ”

________________ 1             Üniversitenin son yılıydı. Hiç değilse, bizim için. En üst kattaki derslikten, alt kısımdaki bahçeye bakıyorduk. Öyle içten ve küfür eder gibi öfkeyle söyledi ki o sözcüğü –  dedim, ‘Tamam, buraya kadar, daha iyisi olamaz ve bu okulda

Bülent Uçar ” EN GÜZEL GÜN, EN MERHAMETLİ SENE ”

_____________   Intro: Hayatımın, meğer, en kötü günündeymişim. Ve ben, bunu biliyor, bunu engellemeye çalışıyordum. Tıpkı, bir zamanlar, hayatımın en güzel gününde olup, bunu da bildiğim için, bu güzel günü kaybederek, özleyeceğimi bildiğimden dolayı, acı çektiğim, o güzel güne sıkı

Bülent Uçar ” BİR PATİKA REHBERİ ”

_____________   Cevaplanması için sorulmayan sorular kategorisinde, sorulduğu anda cevabı da aşikâr olup, kendini duyuran bir soru olarak: Yakınlık ve belki birazcık da şefkat içeren kısacık anlarda, işitilen sözler, neden bir tür cennet vaadi, bir kurtuluş umudu, yoğun beklenti ve

Bülent Uçar ” DAVID LYNCH -MULHOLLAND DRIVE ya da MERHAMET KONUSU ”

___________   Eğer, ölmeden önceki son birkaç dakikalık bilinç vedası sırasında insan, bir mutlu rüya ya da kâbus eşliğinde terk edecek olsaydı kişisel var oluşunu, bu mutlu rüya ya da kâbusun temel unsurları, kişinin hayat boyu deneyimlediği tüm görsel ve

Bülent Uçar ” DOĞRU SÖZLER KİME SÖYLENİR? ”

______________   ‘’Bir defa görüp de daha sonra hiç karşılaşmayacağım biriyle konuşurken kendimi yalan söylemekten alıkoyamıyorum. Elimde olmayan bir şeymiş gibi kapılıp gidiyorum yalana. İşin kolayını seçsem, bunu bir hata ya da suç olarak görür, vazgeçerdim. Ama görmüyordum. Bunu neyin

Bülent Uçar ” BİR MUTLU SINIRSIZLIK UĞRUNA ”

_____________     2003 yılıydı, mevsim kıştı ve o kış çok kar yağmıştı. Hatta bahar gelip de Nisan ayı olduğunda da karla karışık yağmur yağmış, bu son yağış, kış mevsiminin ne denli sert geçtiğinin altını ıslak bir bıçakla çizer gibi

Bülent Uçar ” – BEN OLMAYAN HER NE OLURSA – ya da RUHUN ÖZÜ ”

______________   Adı, Sami’ydi. Çünkü ona 28 sene önce, ebeveynlerinden biri bu ismi koymuş. Herkes de onu, bu adla çağırmıştı. Ama çok sonra, adından daha başka şeyler, özellikle de hissettiği duygular ve takıntı haline getirdiği bazı düşünceleri belirledi, onun kim

Bülent Uçar ” SONDAN ÖNCEKİ GÜNÜN DÖKÜMÜ ”

_____________ Nisan 1998′de, öğle vakti yağmurlu geçen bir günün soğuk akşamüstünde birden fark ettim, eğer istersem dünyayı yok edebileceğimi. Ercan’ın Mithat’a, bir gelin tarafından lanetlendiğini anlattığı geceden tam on yıl önce… Sahip olduğum bu nedensiz yok etme gücü, korkutmuştu beni.

aBülent Uçar ” BİR ARKADAŞ ve DİĞERİ ”

___________   Hiç değilse burnunu filan kırmak isterdi, rastlantıyla karşılaştıkları ender anlarda. Çünkü birkaç yıl olmuştu ve ikisinin arası, benim sinirlerim kadar bozuktu. Bahadır’ın,  Uğur’a,  ‘’… Çin’e gidiyoruz, para biriktirmeye başla.’’ dediği günün üzerinden geçen sekiz ay boyunca, hayatında ilk

Ali Kutlar – KİTAP 2206 –

  Kitap 2206, bir yayın konsepti olarak, Ali Kutlar önderliğinde, ayrıksı, kişisel, varoluş ve zamana dair edebi, felsefi metinlere ilgi duyar. Bu metinleri kitaplaştırır. İlk kitaplarından biri ” İnsan Neden Var? ”’ genel başlığı – ” Fenomenolojik Kaz,  Ulysses Sendromu,

Bülent Uçar ” BİR AŞK İÇİN, OLASI, EN TUHAF HAMLE ”

Mithat’ın sahibi olduğu dükkânın giriş kapısına göre sağ iç tarafta bulunan bisküvi reyonunun sol köşesinde, artık kimsenin tercih etmediği susamlı bisküvilerin açılmamış karton kutularını örten bir coca cola dolabı vardı. O dolabın üstünde de reklam yüzü olarak sarışın bir kız

Bülent Uçar ” YOLDA – HER ŞEY ve HERKESTEN UZAKTA ”

______________   Hiçbir zaman cesur biri olamadım. Fiziksel ya da ruhsal bir acıya, karşı koymaya, onu kabullenmeye ya da yok saymaya yetecek özelliklerim de yoktu. Ve yine nedensizce korkuyordum. Sokağın sonuna, büyük kilise kütüphanesinin karşısındaki yüksek duvara yetişebilseydim, kuşkusuz geçecekti

Bülent Uçar ” BİR MEKTUP KONUSU ”

________________   Önceki gece… Ercan, votkaya tekila muamelesi yapmayı denemiş ve buzdolabında önceki kıştan kalan çürümüş limonla, tuz, votka üçgeni kurarak, sonunda başarmıştı bunu. Sonra da sesini, hayranlık duyduğu Müslüm Gürses’e benzeterek, onun repertuarından bir şarkı söylemeye başlamıştı. Şarkının adı:

Bülent Uçar ” JAMES JOYCE – ULYSSES – ALINTILAR ”

________   1 – ‘’Herkes bilmelidir ki, dedi, zamanın harabeleri ebediyetin kâşanelerini yaratır. Nedir bunun manası? Arzunun rüzgârları akdiken ağacını kavurur ama ardından dikenli bir çalıdan bir gül olarak çıkar  zamanın mahfilinde .  Dinleyin şimdi beni. Kadının rahminde sözcük tene

Bülent Uçar ” BİR ESKİ HÜZÜN ”

_______________     Bazen ihtiyaç duyulduğu olur. Bu, kendine özgü bir acının; var olan her şeyden, her kütle ve zamandan bağımsız formu. Kaç yıl oldu hatırlamıyorum, beni uzun zamandır bir kadın terk etmedi. Daha önce sık olurdu. Çünkü acımasızdım ve

Bülent Uçar ” DEĞİŞİM YOKTU ”

___________   Adı Onat’tı İlkokuldan arkadaşımdı. Okulda, bir öğle güneşi altında bayılmıştı. Güneş, o gün çok kızgın olduğu için, Onat ‘ın bayılmasından kimse olumsuz bir sonuç çıkarmamış, endişelenmemişti. Çok sonra öğrenildi. Derdi, meğer çok büyükmüş.   Onat’la seneler sonra, kalabalık

Bülent Uçar ” MEKÂN DA ÖLDÜRÜR ”

___________ Orada bir yerde olacak. Onu, hiç unutmadan hep düşüneceğim. Hiç aklımdan çıkmadan, en uzak kuytuda bekleyecek. Ancak, bin yıl geçse bile gerçek olmayacak. Çünkü yapmayacağım. Eylem yok. Heves hiç olmadı. Yeterli güce de sahip değilim. İçimde taşıdığım ama bana

Bülent Uçar ” GONG ÇALDIKTAN SONRA ”

__________   Kadın, buluşma anından yaklaşık beş saat sonra Galata Kulesi’ne tırmanan yokuşun orta yerinde, kuleye yirmi adım filan kala, ”Beni seviyor musun” diye soracaktı adama. Adam da  ”Sen sormadığında ve ben konuşmak zorunda kalmadığımda, evet…” diye karşılık verecekti ona…

Bülent Uçar ” BAŞLANGIÇ ve BİR ÜSKÜP YOLCULUĞU ”

________   Önce, Edgar Allen Poe’nun ölmeden önceki son sözleri geçti aklımdan, ‘’Tanrım, zavallı ruhuma merhamet et.’’  Sonra, Freddy James’in kim olduğunu biliyor musun?’’ diye sordum kıza. Sessizlikle karşılık verdi. Orada değildi sanki. Ve beni duyup duymadığından bile emin değildim.

Bülent Uçar ” GECE, ŞARKILAR ve ÖLÜLER ”

_____________   Adam, bir rüyanın içindeyken düşündü: ‘’Sonunda anlam verebilmiştim, yok olma arzusundaki gücün cazibesine.’’dedi kendine. ‘’Bunu başkası duymamalı.’’ diye de uyardı yine kendini. ‘’Çünkü sadece ölüler ve ‘’sahip’’ anlar bunu. Ve hiç kimse görünmeyen’e yaklaşarak, gözlerini açamaz ona.’’ –

Bülent Uçar ” BANKA, BİRAZ PARA, BEKLEYİŞ ve KARA SOHBET ”

_______________   ‘99 SONBAHARI, 2003 KIŞ ve 2004’ün bir kısmında hiç gündüz olmadı. Hep GECE… Her zaman karanlık ve gün, hiç değişmeden hep Cumartesi… SOĞUK –  Cumartesi, kimse bilmez ne cehennemdir. Islak… Soğuk… Asla ısınmaz… Ben, öyle tembel, öyle eylemden

Bülent Uçar ” KASADA ÖYLE ÇOK GÜN VAR Kİ ”

_______________   Hâlâ ÇOCUK muamelesi görüyordum. Toplanma mekânı, KİTAPÇI. Çekirge Nuri.  Adım. BOY: 1.80 cm. Ağırlık: 58 kg. Kural: ‘’Rüzgâr sertse sokağa çıkma’’ En büyük korku: Uyku bölünmesi. GECE olunca öteki dünyadan odaya uğrayan saldırı… Nedeni yok.   Akşamüstünden önce

Bülent Uçar ” BİRAZ KURGU, YALAN ve KİMLİK GERÇEĞİ ”

_____________   Odasındaydı. Oda, sigara izmariti ve yere üç gece önce dökülen ucuz şarap kokusuyla, bir şişe 35lik Türk votkasını tek başına içtikten sonra, midesi bulanıp da balkona kusan Salim’in kusmuğu kokuyordu. Salonda da grubun en güzel, en seksi kızı

Bülent Uçar ” BİR RUTUBETLİ EV ve İKİ ESKİ ARKADAŞ ”

______________ Öyle gizli saklı bir duygu haliydi ki sözünü ettiği ve durumu öyle açık seçik kavramış, öyle anlaşılır şekilde dile getirerek ifşa etmişti ki, ona ‘’ Beni bu konuda böylesine anlaşılır şekilde çözdüğüne göre, ikimiz neredeyse aynıyız ve birbirimize çok

Bülent Uçar ” BİR ARKADAŞ ISRARI ”

________________   1 Bir zamanlar, çok eski günlerden birinde James Dean öldü. Ölüm nedeni, hızlı giden bir arabaydı. Ondan önce de ölümün nereden ve nasıl geleceği bilinmeden ansızın belireceği gerçeği karşısında hayat boyu sergilenen tüm çabanın boşuna olacağını söyleyen, ölümün

Bülent Uçar ” SABAHA KARŞI ÜÇ KUSURSUZ SAAT ”

___________________ 1 Adam, yirmili yaşlarını henüz bitirmişti ve biliyordu otuzlu yaşlarının ilk yıllarından birinde öleceğini. Çünkü eskiden beri bilirdi, zamanın hayata dönüşeceğini ve akrebin yelkovanı kovalamaktan sıkılarak, bir akşamüstü ya da yüksek olasılıkla öğle güneşi altında sona ererek ölümü çağıracağını.

Bülent Uçar ” EN MUTLU GÜNE BİN GÜN KALA “

Bülent Uçar ” EN MUTLU GÜNE BİN GÜN KALA “

__________     Kusursuz bir sıra düzeni içinde olmamız gerekiyordu. Çok kalabalıktık. Hepimizin üstünde aynı renk kıyafetler vardı. Sıra düzenine uymayanın cezalandırılmasına gerek kalmıyordu. Çünkü uçurumun kenarındaydık ve kurala uymayan, kayalıklardan aşağı yuvarlanıp gidiyor, can çekişme sesleri uzaktan da olsa [...]

Ağustos 8, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar – ” YENİ KİTAP – İNSAN NEDEN VAR? ARKA KAPAK – ÖNSÖZ – “

Bülent Uçar – ” YENİ KİTAP – İNSAN NEDEN VAR? ARKA KAPAK – ÖNSÖZ – “

Bülent Uçar’ın  8 Ölü 27 Şarkı adlı romanından sonra, felsefi deneme türündeki ikinci kitabı, insanın dünyada, hangi amaçla bulunduğunu, Hegel, – GEIST, TİN Jean Paul Sartre,VAROLUŞÇULUK (EGZİSTANSİYALİZM ) Ludwig Wittgenstein ETİMOLOJİ, Edmund Husserl FENOMENOLOJİ, David Hume NEDENSELLİKve ESKİ AHİT referans [...]

Ağustos 4, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” EKMEK FIRINI ve TERZİ ATÖLYESİ “

Bülent Uçar ” EKMEK FIRINI ve TERZİ ATÖLYESİ “

________________   Bütün bir yaz mevsimini ruhundan yayılarak bedenine bulaşan leş gibi yapış yapış bir mutsuzluk içinde geçirmişti. Hava çok rutubetliydi, yapış yapışlıkla ilgili sorun belki buydu.   Ama bilemiyordu. Öyle mutsuzdu ki, ne zaman uykusu gelse kendinden kaçmak için nerede [...]

Ağustos 4, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR KUSURSUZ HİÇLİK “

Bülent Uçar ” BİR KUSURSUZ HİÇLİK “

________   İlk ne zaman düşündüğümü, aklıma ne zaman geldiğini bildiğimi söyleyemem. Ama bu düşünceye kaynaklık eden ve benim bir çırpıda anlatabileceğim çok anı var. Bir defasında otoyola yakın bir tren yolunu izleyerek ilerleyen eski stil, klasik, buharlı tren benzeri [...]

Ağustos 1, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” TELEVİZYONDAKİ KORUYUCU ŞÖVALYE “

Bülent Uçar ” TELEVİZYONDAKİ KORUYUCU ŞÖVALYE “

________   Sabahları uyku sona erdiğinde, içimde kendimi öldürmek isteyen bir ŞEY’le uyanıyordum. Gözlerimi açmaya korkuyordum bu yüzden ve kapalı göz kapaklarının arkasında görüş açısı bulamayan gözlerime ellerimi kılavuz ederek, televizyon kumandasını arıyordum. Çünkü içime mevzilenmiş ve suikast saati olarak [...]

Temmuz 30, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR KAZAK ve PALTO KONUSU “

Bülent Uçar ” BİR KAZAK ve PALTO KONUSU “

________   Bunun parasızlıkla ilgisi yoktu. Tamamen rastlantı, şans ya da şanssızlıkla ilgili bir şeydi Sonuçta olumlu ya da olumsuz, işin özü rastlantıydı. O günlerde hepimizin yaz ve kış kıyafeti, bir tür mevsimlik üniforması vardı. Siyah bir kot pantolon, yaz [...]

Temmuz 29, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” RÜYA ve ZAMANDAKİ OKUS POKUS “

Bülent Uçar ” RÜYA ve ZAMANDAKİ OKUS POKUS “

Erken uyanmıştım. Yataktan kalktıktan sonra sendeleyerek yürüdüm. Başım dönmüyordu ama bedenimi sağ tarafı, sol tarafa göre daha ağırmış gibi o tarafa doğru daha çok eğim vardı. Bu yüzden dengemi bir türlü sağlayamıyordum. Hâlâ zifiri karanlıktaydı evin küçük salonu. Kendimi, perdelerin [...]

Temmuz 27, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” GÜNEŞ ALTINDA BEKLEYEN BAKIR MUSLUKLAR “

Bülent Uçar ” GÜNEŞ ALTINDA BEKLEYEN BAKIR MUSLUKLAR “

_______ 2006 Sonbaharında, soğuk akşamüstleri, bulutlarla kararan gündüz vakitleri ve sahici ciddiyetle yağan güçlü yağmurlar erken başlamıştı. Eylül sonuydu… Ercan’ın sırtında Cemil’in kara-gri paltosu vardı. Öğle vakti yağan yağmurla sırılsıklam olmuş bir binaya doğru yürüyordu. İçindeki dairelerden birinde, annesinin, adresi [...]

Temmuz 25, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, DUYGU ve DÜŞÜNCE KONUSU “

Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, DUYGU ve DÜŞÜNCE KONUSU “

___________     Adam, bir rüyanın içindeyken düşündü: ‘’Sonunda anlam verebilmiştim, yok olma arzusundaki gücün cazibesine.’’dedi, kendine. ‘’Bunu başkası duymamalı.’’ diye de uyardı yine kendini. ‘’Çünkü sadece ölüler ve ‘’sahip’’ anlar bunu. Ve hiç kimse görünmeyen’e yaklaşarak, gözlerini açamaz ona.’’ [...]

Temmuz 20, 2019 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” DAVA, ŞATO, KAFKA, MİLENA ve SESSİZLİK HAKKINDA “

Bülent Uçar ” DAVA, ŞATO, KAFKA, MİLENA ve SESSİZLİK HAKKINDA “

_______________   En güzel uyku sahnelerinden biri, Franz Kafka’nın Şato’sunda dile gelir, baş karakterin adı kısaca K.’dır. Ve aslında varoluşun acımasız hiçliği içerisinde sığınacak bir yatak bulmuş gibidir. Anlam’ı bulur gibi sığınır. “ K. köye ulaştığında akşamın geç saatiydi, kara [...]

Temmuz 15, 2019 FELSEFE&EDEBİYAT
Herbalife Ürünleri